|
Sirküler No |
2026/[…] |
|
Tarih |
30 Nisan 2026 |
|
Konu |
11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile GVK md. 22 ve 89 ile KVK md. 5 ve 10’da yer alan bazı istisna ve indirim oranlarının yeniden belirlenmesi. |
30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 22 nci ve 89 uncu maddeleri ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 5 inci ve 10 uncu maddelerinde yer alan bazı oranlar yeniden belirlenmiştir.
Karar; (i) yurt dışı iştirak kazançlarına ilişkin istisna kapsamının genişletilmesi ve (ii) yurt dışına verilen belirli hizmetlerden elde edilen kazançlara uygulanan indirim oranının yükseltilmesi olmak üzere iki temel alanda değişiklik öngörmektedir.
Karar, 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde (30/4/2026) yürürlüğe girmiştir.
Karar ile yapılan değişiklikler, önceki düzenlemelerle karşılaştırmalı olarak aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
3.1. GVK md. 22/4 — Gerçek Kişilerin Yurt Dışı Kâr Payı İstisnası
GVK’nın 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki kurumlardan tam mükellef gerçek kişilerce elde edilen kâr paylarının yarısı; (i) bu kurumların ödenmiş sermayesinin belirli bir oranına sahip olunması ve (ii) kâr payının elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla gelir vergisinden müstesnadır.
Karar’ın 1 inci maddesinin birinci fıkrası ile, fıkrada yer alan ödenmiş sermayeye sahip olma oranı %50’den %20’ye indirilmiştir. Kâr payının yarısının (%50) istisna olmasına ilişkin oran ise Karar kapsamında değiştirilmemiş, mevcut hâliyle korunmuştur.
Sonuç: Yurt dışı şirketteki ortaklık payı %20 ve üzerinde olan tam mükellef gerçek kişiler, transfer şartının da sağlanması koşuluyla bu istisnadan yararlanabilecek; istisna oranı %50 olarak uygulanmaya devam edecektir.
3.2. GVK md. 89/1-(13) — Hizmet İhracatına Bağlı İndirim (Gelir Vergisi)
GVK’nın 89/1-(13) numaralı bendi; Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ile belirlenen mesleki eğitim alanlarındaki hizmetler ile ilgili bakanlığın izin ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar üzerinden indirim uygulanmasına imkân tanımaktadır.
İndirimden yararlanılabilmesi için kazancın tamamının, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şarttır.
Karar’ın 1 inci maddesinin ikinci fıkrası ile bu bent kapsamında uygulanacak indirim oranı %80’den %100’e yükseltilmiştir.
Sonuç: Maddede sayılan hizmetlere ilişkin transfer ve belge şartlarının sağlanması durumunda, elde edilen kazancın tamamı yıllık gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecektir.
3.3. KVK md. 5/1-(b) Üçüncü Paragraf — Kurumların Yurt Dışı İştirak Kazancı İstisnası
KVK’nın 5/1-(b) bendinin üçüncü paragrafı; kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki yabancı kurumların sermayesine iştirak eden tam mükellef kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri kâr paylarının belirli bir oranının; (i) yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin belirli bir oranına sahip olunması ve (ii) kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, bentte sayılan diğer şartlar (en az bir yıl elde tutma ve asgari vergi yükü) aranmaksızın kurumlar vergisinden istisna tutulmasına imkân tanımaktadır.
Karar’ın 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile;
Bu düzenleme, Cumhurbaşkanı’na 7491 sayılı Kanun ile KVK md. 5 kapsamında verilmiş olan oran belirleme yetkisi çerçevesinde tesis edilmiştir.
Sonuç: Yurt dışı şirketteki ortaklık payı %20 ve üzerinde olan tam mükellef kurumlar; transfer şartının ve fıkradaki diğer şekli koşulların sağlanması hâlinde, kâr payının %80’i için kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilecektir. Bu uygulama, KVK md. 5/1-(b)’nin diğer paragraflarında yer alan klasik iştirak kazancı istisnası şartlarından (asgari bir yıl elde tutma ve asgari vergi yükü) bağımsız olarak işlemektedir.
3.4. KVK md. 10/1-(ğ) — Hizmet İhracatına Bağlı İndirim (Kurumlar Vergisi)
KVK md. 10/1-(ğ); GVK md. 89/1-(13) ile aynı kapsamdaki hizmetlerden elde edilen kazançların belirli bir oranının, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından beyannamede indirim konusu yapılmasına imkân tanımaktadır. İndirimden yararlanılması, kazancın tamamının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartına bağlıdır.
Karar’ın 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile bu bent kapsamında uygulanacak indirim oranı %80’den %100’e yükseltilmiştir. (Karar’ın bu fıkrasında bent harfine açıkça yer verilmemiş olup; KVK md. 10/1’in mevcut yapısı ve yapılan oran değişikliğinin kapsamı itibarıyla, atıf yapılan bendin (ğ) bendi olduğu değerlendirilmektedir.)
Sonuç: Şartların sağlanması hâlinde, kapsama giren hizmetlerden elde edilen kazancın tamamı, kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecektir.
Karar’ın 3 üncü maddesi uyarınca; bu Karar, 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde (30/4/2026) yürürlüğe girmiştir.
Bu çerçevede;
Karar’ın 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan dönemlere uygulanacak olması nedeniyle; Mayıs 2026’da verilecek 2026/I. dönem geçici vergi beyannamesi dahil olmak üzere 2026 vergilendirme dönemine ilişkin tüm geçici vergi beyannamelerinde — kapsama giren kazançlar ve şartların sağlanması koşuluyla — yeni istisna ve indirim oranlarının dikkate alınabileceği değerlendirilmektedir.
Karar ile yapılan değişiklikler, hâlihazırda 7491 sayılı Kanun ile getirilmiş olan iki ayrı vergi avantajı setinin parametrelerini güncellemekte; düzenlemelerin temel çerçevesi (transfer şartı, kapsama giren hizmetler, kâr payına ilişkin koşullar) aynen korunmaktadır. Bu kapsamda öne çıkan hususları aşağıdaki şekilde değerlendiriyoruz.
5.1. Yurt Dışı İştirak Kazançları Yönünden
Ödenmiş sermayeye sahip olma şartının %50’den %20’ye indirilmiş olması, özellikle yurt dışındaki şirketlere azınlık konumunda iştirak eden Türkiye mukimi kurum ve gerçek kişiler bakımından istisna kapsamını genişletici bir etki doğurmaktadır. Bu değişiklik, çok ortaklı yurt dışı yapılarda ve ortak girişim (joint venture) niteliğindeki organizasyonlarda istisnadan yararlanma imkânını artırabilecek niteliktedir.
Kurumlar yönünden istisna oranının %50’den %80’e yükseltilmiş olması, yurt dışı kâr paylarının Türkiye’ye intikalini kolaylaştırıcı bir tasarım olarak değerlendirilmektedir. Buna karşılık, gerçek kişiler için istisna oranı (%50) bu Karar ile değiştirilmemiş; iki rejim arasında bir oran farkı oluşmuştur. Sermaye payı şartının her iki mükellef grubu için aynı (%20) seviyeye çekilmiş olması ise rejimler arasındaki erişim eşiğini birbirine yaklaştırmaktadır.
İstisnadan yararlanabilmek için kâr payının ilgili beyannamenin verileceği tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartının korunduğu; bu çerçevede transfer akışının zamanlaması ve bankacılık altyapısı ile uyumunun mükellef bazında planlanması gerektiği hatırda tutulmalıdır. Ayrıca, KVK md. 5/1-(b)’nin üçüncü paragrafı kapsamındaki istisnanın asgari bir yıl elde tutma ve asgari vergi yükü şartlarından bağımsız işlediği; ancak aynı bendin diğer paragraflarına dayanılarak yararlanılabilecek klasik iştirak kazancı istisnası bakımından bu şartların geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurulmalıdır.
Bunun yanı sıra, KVK md. 32/C kapsamındaki Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi (YİAKV) hesaplamasında, KVK md. 5/1-(b) kapsamında uygulanan iştirak kazancı istisnasının matrahtan düşülecek istisna ve indirimler arasında sayılmadığı; bu çerçevede, istisnadan yararlanılan kâr payı tutarı YİAKV matrahında kalmaya devam edeceğinden, kurumlar vergisi yükümlülüğü ortadan kalkmış olsa dahi söz konusu kazanç üzerinden YİAKV doğabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
5.2. Hizmet İhracatına Bağlı İndirim Yönünden
GVK md. 89/1-(13) ve KVK md. 10/1-(ğ) kapsamındaki indirim oranının %100’e çıkarılması, kapsama giren hizmetlerden elde edilen kazançların — şartların sağlanması koşuluyla — vergi matrahı dışında kalması sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, özellikle yazılım, mühendislik, tasarım, çağrı merkezi, veri işleme ve uzaktan eğitim/sağlık gibi yurt dışına yönelik hizmet ifa eden mükellefler için kayda değer bir vergi avantajı oluşturmaktadır.
İndirimden yararlanmanın asli şartının, elde edilen kazancın tamamının ilgili beyannamenin verileceği tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi olduğu unutulmamalıdır. Transfer şartının sağlanmaması veya kazancın bir kısmının transfer edilmemesi hâlinde indirimden yararlanılamaması söz konusu olabileceğinden, döviz kazandırıcı faaliyetlerin tahsilat ve fonlama yapısının bu şart gözetilerek planlanması önem arz etmektedir.
Ayrıca, faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi, hizmetin münhasıran yurt dışında yararlanılır nitelikte olması ve hizmet türünün maddede sayılan kapsama girmesi şartlarının her bir işlem bazında ayrıca tevsik edilmesi gerektiği hatırlatılır.
Asgari kurumlar vergisi yönünden ise; KVK md. 32/C kapsamındaki Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi (YİAKV) hesaplamasında, KVK md. 10/1-(ğ) kapsamında uygulanan indirimin matrahtan düşülecek istisna ve indirimler arasında sayılmadığı; bu nedenle, indirim oranı %100’e çıkarılmış olsa dahi indirimden yararlanılan kazanç tutarı üzerinden YİAKV doğabileceği değerlendirilmektedir. Buna ek olarak, KVK md. 32/B kapsamındaki Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (Pillar Two) açısından kapsama giren çok uluslu işletme grupları bakımından, indirim sonrası efektif vergi yükünün ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
5.3. Genel Değerlendirme
Karar, mevcut yasal çerçeveyi aynen koruyarak yalnızca Cumhurbaşkanı’na verilmiş yetkiler kapsamındaki oranları yeniden belirlemekte; bu yönüyle yapısal bir değişiklik niteliği taşımamaktadır. Buna karşılık, hem yurt dışı iştirak kazançları hem de hizmet ihracatına bağlı kazançlar için pratik etkisi sınırlı sayılamayacak iyileştirmeler getirmektedir. Düzenlemenin, yurt dışı kaynaklı kazançların Türkiye’ye intikalini ve hizmet ihracatına bağlı dövizin ülkeye getirilmesini teşvik etme amacına yönelik bir parametre güncellemesi niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir.
Etkilenebilecek mükelleflerin, 2026 vergilendirme dönemi için yapacakları planlamada (i) yurt dışı iştirak yapılarının ortaklık oranlarını ve kâr dağıtım takvimini, (ii) hizmet ihracatına ilişkin sözleşme, fatura ve transfer akışlarını yeniden gözden geçirmesi yerinde olacaktır. Somut olaylar bakımından dosya bazında değerlendirme gerekebileceğinden, bu sirkülerde yer alan açıklamalar bağlayıcı bir görüş olarak değerlendirilmemeli; özellikli durumlar için tarafımızla ayrıca iletişime geçilmesi tavsiye edilir.
Saygılarımızla,
İtimat Global