Gümrük Vergileri İadesi Davalarında Faiz Talebinin Kısmen Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve İstinaf Karar Harcına İlişkin DVDDK Aykırılığın Giderilmesi Kararı

S İ R K Ü L E R

Vergi & Gümrük Hukuku — Yargılama Usulü

Sirküler No 2026/102
Tarih 02.05.2026
Konu Gümrük Vergileri İadesi Davalarında Faiz Talebinin Kısmen Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve İstinaf Karar Harcına İlişkin DVDDK Aykırılığın Giderilmesi Kararı
İlgili Kişiler İthalatçı şirketler, gümrük müşavirleri, vergi avukatları, mali müşavirler
Yürürlük 18.02.2026 (kesin karar) — RG: 02.05.2026, Sayı: 33241

 

  1. ÖZET

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (“DVDDK”), Bursa Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesi kararları arasındaki aykırılığı gidermek üzere E:2025/24, K:2026/4 sayılı kararını oluşturmuş; karar 2 Mayıs 2026 tarihli ve 33241 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 7451 sayılı Kanun ile değişik 216. maddesi (yürürlük: 10.04.2023) çerçevesinde gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi ve katma değer vergisinin iadesi davalarında, mahkemenin davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebini (örneğin tecil faizi) reddetmesi durumunda yargılama giderlerinin ve istinaf karar harcının nasıl belirleneceğini netleştirmektedir.

Karar; ilk derece vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemeleri vergi dava daireleri yönünden 2576 sayılı Kanun’un 3/C-(5) maddesi uyarınca BAĞLAYICIDIR.

  1. DAVANIN ARKAPLANI

Aykırılığın giderilmesi istemine konu uyuşmazlıklarda yükümlüler, ihtirazi kayıtla verdikleri serbest dolaşıma giriş beyannamelerine konu eşyanın gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) farklılığı nedeniyle tahakkuk eden ek vergileri ödemiş; 4458 sayılı Kanun’un 242. maddesi uyarınca yapılan itirazlarının reddi üzerine, işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin TAHSİL TARİHİNDEN İTİBAREN TECİL FAİZİYLE BİRLİKTE iadesi istemiyle dava açmıştır.

İlk derece vergi mahkemeleri (Bursa 1. ve Kocaeli 1. Vergi Mahkemeleri), beyanname tescil tarihi 10.04.2023 sonrasında olduğundan 4458 sayılı Kanun’un 7451 sayılı Kanun ile değişik 216. maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek;

  • Dava konusu işlemin iptaline,
  • Tahsil edilen vergilerin TAHSİL TARİHİNDEN İTİBAREN HESAPLANACAK KANUNİ FAİZİYLE birlikte iadesine,
  • Davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden DAVANIN KISMEN REDDİNE,

hükmetmiş; haklılık oranına göre yargılama giderlerini taraflara paylaştırmış ve davacı aleyhine de karar harcına hükmetmiştir.

İstinaf aşamasında BAM Vergi Dava Daireleri arasında AYKIRILIK doğmuştur:

BİM Vergi Dava Dairesi Esas / Karar Yaklaşımı
Bursa BİM 2. VDD E:2025/334 K:2025/485 Davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebinin reddedilmesi nedeniyle haklılık oranına göre davacı aleyhine yargılama gideri ve istinaf karar harcı yükletilmesini hukuka uygun bulmuştur.
İstanbul BİM 5. VDD E:2025/864 K:2025/1299 Faizin asıl alacağa bağlı ferî nitelikte olduğu gerekçesiyle yargılama gideri yükünün tamamını davalı idareye yüklemiş, davacının istinaf isteminin reddine rağmen aleyhe istinaf karar harcına hükmetmemiştir.

 

2.1. Aykırılığın Giderilmesi Yoluna Neden Başvuruldu?

Uyuşmazlık konusu parasal tutarlar Bursa BİM dosyasında 425.085,83 TL, İstanbul BİM dosyasında 849.125,61 TL’dir. Davaların açıldığı 2024 yılı itibarıyla 2577 sayılı İYUK m. 46/(b) çerçevesinde temyiz sınırı 920.000 TL olduğundan, BAM Vergi Dava Daireleri kararları TEMYİZ KANUN YOLUNA TABİ DEĞİL ve bu nedenle KESİN niteliktedir. Bu husus, kararların 2576 sayılı Kanun m. 3/C-(4)(c) kapsamında “aykırılığın giderilmesi” yoluna konu olabilmesinin yasal ön şartını oluşturmuştur.

Pratik bakımdan: parasal tutarı temyiz sınırını aşan büyük ölçekli iade davaları doğrudan Danıştay denetimine tabi olduğundan, bu yoldan değil temyiz incelemesinden geçer. İşbu DVDDK kararı, parasal sınır altında kalıp BAM aşamasında kesinleşen iade davaları için yeknesak bir usul kuralı koymakta; ancak vardığı esasa ilişkin yorum (faiz türü, yargılama giderleri, istinaf karar harcı), büyük ölçekli davalar için de uygulamanın yön bulması bakımından Danıştay vergi daireleri içtihadına yön verici niteliktedir.

  1. DVDDK’NIN HÜKMÜ

DVDDK, 18.02.2026 tarihli ve E:2025/24, K:2026/4 sayılı kararıyla aykırılığın aşağıdaki şekilde giderilmesine karar vermiştir:

# Hüküm Oy Durumu
1 Faiz talebinin kanuni faiz oranını aşan kısmı yönünden mahkemece davanın KISMEN REDDİNE karar verilmesi gerekir. Oybirliği
2 Reddedilen faiz talebi yönünden DAVACI ALEYHİNE YARGILAMA GİDERLERİNE (karşı taraf vekâlet ücreti dahil) hükmedilmesi gerekir. Oyçokluğu
3 Davacının kısmen ret hükmüne yönelik istinaf isteminin BİM tarafından reddi halinde, davacı aleyhine İSTİNAF KARAR HARCINA hükmedilmesi gerekir. Oybirliği

 

  1. GEREKÇENİN ÖZÜ

4.1. Faiz Talebinin Kısmen Reddi

DVDDK; 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 7451 sayılı Kanun ile değişik hâlinin yürürlüğe girdiği 10.04.2023 tarihinden sonra tescil edilen beyannamelere ilişkin iade davalarında, talep edilebilecek faiz türünün KANUNİ FAİZ olarak sınırlandırıldığını; davacının bu oranı aşan faiz talebinin (örneğin tecil faizi) yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle bu talep yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

4.2. Davacı Aleyhine Yargılama Giderleri (Vekâlet Ücreti Dahil)

Kurul; yargılama giderlerinin, 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince TARAFLARIN HAKLILIK ORANINA GÖRE PAYLAŞTIRILMASI gerektiğini, davacının kısmen de olsa haksız çıkması durumunda bu sonucun kaçınılmaz olduğunu ifade etmiştir. Bu kapsamda davacı aleyhine hükmedilecek yargılama giderleri yalnızca harç ve masraflarla sınırlı olmayıp, karar tarihinde yürürlükte olan AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ uyarınca hesaplanan KARŞI TARAF VEKÂLET ÜCRETİNİ de kapsamaktadır. Uygulamada müvekkiller için en doğrudan mali yük genellikle bu kalemden doğmaktadır.

4.3. İstinaf Karar Harcı

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 54. maddesi ve ekli (3) Sayılı Tarife uyarınca, BAM tarafından davacının istinaf isteminin reddi davacı aleyhine bir hüküm doğurduğundan, davacı aleyhine istinaf karar harcına hükmedilmesi yasal zorunluluktur.

Karar, harcın “nispi” mi yoksa “maktu” mu hesaplanacağı konusunda doğrudan ayrım yapmamış; 492 sayılı Kanun’un 54. maddesindeki “işlemin nevi ve mahiyetine göre” ifadesine atıfla mevzuata yollama yapılmıştır. Uygulamada vergi mahkemesi kararlarına yönelik istinaf isteminin REDDİ kararlarında genellikle MAKTU karar harcı uygulanmakta olup, davacının yalnızca faiz türü yönünden kısmen reddedilen istemine ilişkin istinaf isteminin reddinde de bu eğilimin sürmesi beklenmektedir. Somut olayda yetkili harç türü, ilgili BAM Vergi Dava Dairesi tarafından (3) Sayılı Tarife hükümlerine göre takdir edilecektir.

4.4. Karşı Oy

Beş Kurul Üyesi (Abdurrahman GENÇBAY, Zeynep KENAN, Abdullah AYGÜN, Tekin YALIM, Yüksel NAVDAR) yargılama giderleri yönünden çoğunluk görüşüne katılmamıştır. Karşı oyun özü:

“Faiz alacağı, asıl alacağa bağlı, ikincil (ferî) nitelikte bir alacaktır. Asıl istem yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde, haksız olarak ödendiği iddia edilen vergilerin iadesinde, uygulanması istenen faiz alacağının türü yönünden istemin kısmen reddedilmiş olması, davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi sonucunu doğurmamalıdır.”

Bu görüş, hak arama özgürlüğü ve orantılılık tartışmasının kapanmadığını göstermekle birlikte, çoğunluk görüşü bağlayıcı niteliktedir.

  1. PRATİK ETKİ

Karar, ihtirazi kayıtla beyanda bulunup açtığı davayı esas yönünden kazanan davacılar için yargılama maliyeti açısından doğrudan sonuç doğurmaktadır:

Faiz Talebi Sonuç
Yalnızca “kanuni faiz” talebi Tam kabul → Tüm yargılama giderleri davalı idarede; davacı aleyhine istinaf harcı yok.
Tecil faizi / kanuni faizi aşan oran talebi Kısmen kabul – kısmen ret → Haklılık oranına göre vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaşımı; istinaf reddinde mevzuat uyarınca belirlenecek istinaf karar harcı (uygulamada davanın reddine yönelik istinaflarda genellikle MAKTU harç).

 

Kısmen ret durumunda davacının üstlendiği yük genel olarak şunları içerir: (i) haklılık oranına göre paylaştırılmış yargılama giderlerinin bir kısmı, (ii) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan vekâlet ücretinin idare lehine kısmı, (iii) istinaf reddi halinde nispi veya maktu istinaf karar harcı.

  1. UYGULAMA ÖNERİLERİ

6.1. Yeni Açılacak Davalar

  • 10.04.2023 sonrası tescilli beyannamelere ilişkin iade davalarında dava dilekçesinde faiz talebi 4458/216 ile sınırlı tutulmalı, sadece “tahsil tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiz” istenmelidir.
  • Tecil faizi, gecikme faizi veya kanuni faizi aşan oran talepleri kısmi ret riskini doğrudan tetikleyecektir.
  • İdari aşamada yapılan 4458/242 itirazlarında faiz talebi belirleyici değildir; davanın açılmasından sonraki sürede dahi 216. madde gereği kanuni faiz uygulanacaktır.

6.2. Devam Eden Davalar

  • Görülmekte olan davalarda faiz talebinin türü gözden geçirilmeli; gerekirse tahkikat aşaması kapanmadan talep daraltılarak (sınırlandırma) kısmi ret riski yönetilmelidir. Bu yöndeki usulî tasarrufun davacının lehine olup olmadığı dosya bazında değerlendirilmelidir.
  • İstinaf aşamasındaki dosyalarda, kısmen ret hükmüne karşı gidilen istinafın reddi halinde nispi istinaf karar harcının doğacağı; bu nedenle istinaf yolu seçilirken maliyet/fayda analizinin titiz yapılması gereklidir.

6.3. 10.04.2023 Öncesi Dönem

  • Beyanname tescil tarihi 10.04.2023 öncesi olan iade davaları, 7451 sayılı Kanun öncesi düzenleme kapsamında değerlendirilecek olup tecil faizi rejimi geçerliliğini koruyabilir; bu nitelikteki davalar işbu kararın kapsamı DIŞINDADIR. Buna karşın, yargılama giderleri ve istinaf karar harcı yönünden DVDDK’nın benimsediği usulî yaklaşımın benzer mantıkla uygulanabileceği öngörülmelidir.
  1. MUHASEBELEŞTİRME NOTU

Karara konu davalardan doğan kalemlerin Tek Düzen Hesap Planı çerçevesinde muhasebeleştirilmesinde aşağıdaki yaklaşım benimsenebilir. Her olay özelinde mahkeme kararının somut metni, ödeme/tahsilat dönemi ve şirketin muhasebe politikaları belirleyici olup, kayıtlar dönem kapanışında YMM teyidiyle kesinleştirilmelidir.

7.1. İade Edilen Vergiler ve Faiz Geliri

  • İade edilen gümrük vergisi ve ilave gümrük vergisi: ilgili vergi geçmiş dönemde gider yazıldıysa, iadenin kesinleştiği dönemde 649 – Diğer Olağan Gelir ve Karlar (uygun alt hesap) altında gelir kaydedilir; aktifleşmiş tutarlar yönünden ilgili stok/maliyet hesaplarında düzeltme gerekebilir.
  • İade edilen gümrükte ödenmiş KDV: indirim hakkı kullanılmış olduğu için iade tutarı 1 No.lu KDV Beyannamesi çerçevesinde düzeltme suretiyle takip edilir; doğrudan gelir hesabı kullanılmaz.
  • 4458 m. 216 kapsamında alınan KANUNİ FAİZ tutarı: tahsil edildiği dönemde 642 – Faiz Gelirleri (uygun alt hesap) altında muhasebeleştirilir, dönem kazancına dahildir (KVK m. 6); KDV’nin konusu dışındadır.

7.2. Aleyhe Hükmedilen Yargılama Giderleri

  • Karşı taraf vekâlet ücreti dahil davacı aleyhine hükmedilen yargılama giderleri: ödendiği dönemde 770 – Genel Yönetim Giderleri altında uygun alt hesap koduyla (örn. 770.60) izlenir.
  • İndirilebilirlik: Ticari faaliyetin gereği açılan davaların yargılama giderleri, GVK m. 40/(1) ve KVK m. 8 çerçevesinde TİCARİ KAZANCIN ELDE EDİLMESİ İÇİN YAPILMIŞ GİDER niteliğinde olduğundan kural olarak indirilebilir kabul edilir. Cezai mahiyetteki yan giderlerin (varsa) KKEG değerlendirmesi ayrıca yapılır.
  • Lehe çıkan davacı vekâlet ücreti: tahsil edildiğinde 649 – Diğer Olağan Gelir ve Karlar altında gelir kaydedilir.

7.3. BOBİ FRS / TFRS Uygulayan Şirketler

  • BOBİ FRS Bölüm 19 ve TMS 37 uyarınca dava aşamasındaki iade alacakları KOŞULLU VARLIK olarak değerlendirilir; tahsilin neredeyse kesin (“virtually certain”) hâle geldiği aşamaya kadar finansal tablolara aktif olarak yansıtılmaz, sadece dipnotta açıklanır.
  • Karşı taraf vekâlet ücreti yükümlülüğü, ortaya çıkma olasılığı muhtemel ve tutarı güvenilir biçimde tahmin edilebiliyorsa KARŞILIK olarak ayrılır (TMS 37; BOBİ FRS Bölüm 19).
  1. SONUÇ

DVDDK kararı, 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesinin 7451 sayılı Kanun ile değişik hâli sonrasında gümrük vergileri iadesi davalarında talep edilebilecek faiz türünün KANUNİ FAİZ ile sınırlı olduğunu içtihaden teyit etmiş; bu sınırın aşılması halinde davanın kısmen reddi, davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi ve istinaf reddinde aleyhe istinaf karar harcına hükmedilmesi gerektiğini bağlayıcı biçimde ortaya koymuştur.

İthalatçı şirketler ve danışmanları için pratik mesaj nettir: dava dilekçesinde faiz talebinin yasal çerçeve ile uyumlandırılması, gereksiz yargılama maliyetlerinden kaçınmanın en etkili yoludur.

Saygılarımızla,

İtimat Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

Vergi ve Bağımsız Denetim Bölümü

TEKLİF FORMU