Sayı: 2026 / 31 · Tarih: 26/05/2026-109
|
Alan |
Açıklama |
|
Konu |
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25) |
|
Yayım |
24/05/2026 tarih ve 33263 sayılı Resmî Gazete |
|
Kurum |
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) |
|
Değişen Mevzuat |
3/4/2007 tarih ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği |
|
Dayanak Kanunlar |
28/7/2024 tarih (2/8/2024 RG) ve 7524 sayılı Kanun m.32; 4/12/2025 tarih (19/12/2025 RG) ve 7566 sayılı Kanun m.2 |
|
Yürürlük |
24/05/2026 (yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir) |
|
Kapsam |
Tüm kurumlar vergisi mükellefleri; özellikle gayrimenkul yatırım fon ve ortaklıkları, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge, eğitim öğretim, yurt dışı şube/inşaat gibi faaliyet esaslı istisnadan yararlanan mükellefler, nakdi sermaye artışı yapan/yapacak mükellefler ve 2/8/2024 öncesi yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefler. |
İtimat Global olarak müşterilerimizin bilgisine sunarız ki, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı), 7524 ve 7566 sayılı Kanunlar ile Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında yapılan değişikliklerin uygulanmasına ilişkin temel idari görüşünü, 24/05/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile somutlaştırmıştır. Söz konusu Tebliğ, 23 Seri No.lu Tebliğde başlangıç esasları çizilen “asgari kurumlar vergisi” rejimi ile yatırım fon ve ortaklıklarının taşınmaz kazançlarına ilişkin istisna mekanizmasını birlikte ele almakta; aynı zamanda kurumlar vergisi istisna sisteminin uzun yıllar müphem kalmış bir noktasını — istisnaya konu faaliyetlerden doğan zararların başka kazançlardan mahsup edilip edilemeyeceği sorusunu — idari görüş düzeyinde kapatmaktadır. Tebliğin dört temel düzenleme alanı bulunmaktadır:
| Öne Çıkan 4 Değişiklik |
| 1) Taşınmazlı GYO/Fonlarda Kar Dağıtım Şartının Hesaplanma Esasları (KVGT 5.5): 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanan kar dağıtım şartının hesaplanmasında avans kar paylarının da dikkate alınacağı netleştirilmiş; kar dağıtımına esas taşınmaz kazancının hasılattan gider ve maliyetlerin düşülmesi suretiyle bulunan net kazanç üzerinden tespit edileceği belirtilmiş; müşterek genel giderler ve amortismanların dağıtım kuralları ile sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kar ile VUK karı arasındaki alt sınır karşılaştırması kayda geçirilmiştir. |
| 2) İstisna Uygulamalarında Kâr ve Zararların Değerlendirilmesi — Yeni 5.18 Bölümü: Kurumlar vergisi istisnaları artık faaliyet esaslı (Teknopark, serbest bölge, yurt dışı şube/inşaat, eğitim öğretim, GYO portföy işletmeciliği vb.) ve işlem esaslı (iştirak hissesi satışı, taşınmaz satışı 5/1-e, sat-kirala-geri al, banka borçluları 5/1-f vb.) olarak iki kategoride ele alınmaktadır. Faaliyet esaslı istisnalarda aynı istisna kapsamındaki zararlar kazançlardan mahsup edilecek, mahsup sonrası net kazanç istisna edilecektir. İşlem esaslı istisnalarda ise her bir işlem ayrı değerlendirilecek, zarar kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak beyannamede yer alacaktır. |
| 3) Nakdi Sermaye Artışında Faiz İndiriminin Geçici Vergi Dönemlerinde Kullanımı (KVGT 10.6.5.1): KVK m.10/1-ı kapsamındaki nakdi sermaye artırımına ilişkin faiz indiriminin, ara dönem (1., 2., 3.) geçici vergi beyannamelerinde değil, yalnızca dördüncü geçici vergilendirme dönemi ile hesap dönemi sonu yıllık beyannamesinde dikkate alınacağı netleştirilmiştir. |
| 4) Asgari Kurumlar Vergisinden YTB Yatırıma Katkı Tutarının İndirimi — Yeni 32.5.7 Bölümü: Mükellefler için kritik bir ayrım: 2/8/2024 tarihinden önce alınmış yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı yatırım tutarına göre hesaplanan yatırıma katkı tutarı asgari kurumlar vergisinden indirilebilir; bu tarihten sonra yapılan revizelerle eklenen yatırım tutarına göre hesaplanan kısım asgari vergiden indirilemez. Tebliğ, mükellefe iki alternatif hesaplama yöntemi (direkt indirim / oranlama) sunmuştur. |
7524 sayılı Kanun ile KVK 5/1-d hükmüne, 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere bir kar dağıtım şartı eklenmişti: emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere, sahip oldukları taşınmazlardan kazanç elde eden yatırım fon ve ortaklıklarının istisnadan yararlanabilmesi, bu kazançların en az %50’sinin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kar payı olarak dağıtılmasına bağlanmıştı. Söz konusu koşula uyulmaması durumunda, istisnadan yararlanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılmaktadır. Aynı düzenleme paketiyle, KVK 5/1-a (iştirak kazançları istisnası) hükmü de paralel olarak değiştirilmiş ve kar dağıtım koşulunu sağlayamadığı için istisnadan yararlanamayan yatırım fon ve ortaklıklarından kar payı elde eden kurumların, iştirak kazançları istisnasından yararlanabilmesine olanak sağlanmıştır — yani GYO/fon seviyesinde istisna kaybı yaşansa bile, iştirakçi düzeyinde mükerrer vergileme önlenmiştir. 23 Seri No.lu Tebliğ ile bu şartın temel esasları çizilmiş; 25 Seri No.lu Tebliğ ise uygulamanın gri kalmış noktalarını netleştirmiştir.
| ESKİ HALİ (23 Seri No.lu Tebliğ ile getirilen düzenleme) | YENİ HALİ (25 Seri No.lu Tebliğ ile yapılan ekleme ve değişiklikler) |
| Dağıtılması gereken kazancın tespitinde, kanuni yedek akçelerin dikkate alınabileceği ve taşınmaz gelirlerine isabet eden kanuni yedek akçe tutarı düşüldükten sonraki kazancın %50’sinin dağıtıma konu edileceği ana hatlarıyla belirtilmişti. Avans kar payları, müşterek gider/amortisman dağıtımı, zarar durumu ve sermaye piyasası ile VUK karı karşılaştırması açıkça düzenlenmemişti. | (i) “1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara ilişkin avans kar paylarının da kar dağıtımının hesaplanmasında dikkate alınacağı tabiidir.”(ii) “Kar dağıtımına esas taşınmaz kazancı hesaplanırken, taşınmazlardan elde edilen hasılattan, bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazanç dikkate alınacaktır.”(iii) Taşınmaz faaliyetinin veya toplam faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde kar dağıtımı şartı aranmayacak; taşınmaz faaliyetinden kar, diğer faaliyetlerden zarar doğması ve toplam kazancın taşınmaz kazancından düşük olması halinde toplam kazancın yarısının dağıtımı yeterli sayılacaktır.(iv) Taşınmaz faaliyetleri ile diğer faaliyetlerin birlikte yürütülmesi halinde müşterek genel giderler cari yıl maliyetleri oranında, müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma araçlarına ait amortismanlar ise her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtılacaktır. Süre tespit edilemeyen sabit kıymet amortismanları müşterek genel giderle birlikte oranlamaya tabi tutulacaktır.(v) Faaliyet alanı gereği portföyüne taşınmaz dahil edemeyen ve inşaat projesi yapamayan fon/ortaklıklar için kar dağıtım şartı aranmayacaktır.(vi) Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kâr esas alınacak; ancak bu rakam, VUK’a göre tutulan kayıtlardaki kâr tutarını aşamayacaktır. İki rakamdan küçük olanı dağıtıma esas alınacaktır.(vii) Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmadığından, bedelsiz sermaye artırımı suretiyle kar dağıtım şartı yerine getirilmiş sayılmayacaktır. |
| Pratik Etki / Kritik Yorum | |
| 25 Seri No.lu Tebliğ ile getirilen yedi netleştirme, GYO’lar başta olmak üzere taşınmaz portföyü olan yatırım fon ve ortaklıklarının istisna planlamasını ciddi ölçüde bilanço ve sermaye piyasası raporlamasıyla çapraz tutmasını zorunlu kılmaktadır. Özellikle (vi) numaralı netleştirme — sermaye piyasası net dağıtılabilir karı ile VUK karının karşılaştırılarak küçük olanın esas alınması — bağımsız denetim ve sermaye piyasası raporlama süreçlerinin vergi planlamasıyla aynı anda yürütülmesini gerektirmektedir. (vii) numaralı netleştirme ise stratejik açıdan kritiktir: kar payını sermayeye ekleyerek sermaye güçlendiren ve aynı zamanda istisnadan yararlanmak isteyen ortaklıklar için bu yol artık kapalıdır; nakit kar dağıtımı kaçınılmazdır. Avans kar paylarının dikkate alınması ise mükellef lehine bir esneklik sağlamakla birlikte, hesap dönemi içerisinde avans kar payı dağıtan ortaklıkların TTK md.509 ve sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde de uyumlu hareket etmesini gerektirir.Kritik risk uyarısı: Kar dağıtım koşuluna uyulmaması halinde, istisnadan yararlanma nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır; bu da VUK m.341 ve devam eden hükümler çerçevesinde vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi sorumluluğunu beraberinde getirir. Dolayısıyla “kazancın öngörülen sürede dağıtılmaması” halinde istisnadan yararlanma kapısı tamamen kapalıdır; sürenin titiz takibi büyük önem taşır.Mükellef lehine bir güvenlik supabı: KVK 5/1-a hükmündeki paralel değişiklikle, kar dağıtım koşulunu sağlayamayan GYO/fonlardan kar payı elde eden kurumlar iştirak kazançları istisnasından yararlanabilecektir. Yani GYO seviyesinde istisna kaybı yaşansa dahi, iştirakçi şirket düzeyinde mükerrer vergileme önlenmiş olmaktadır. | |
Kurumlar Vergisi Kanunu uygulamasında uzun yıllar tartışılan bir mesele, “istisnaya konu bir faaliyetten doğan zararın, aynı istisna kapsamındaki diğer kazançlardan mı yoksa istisna dışı kazançlardan mı mahsup edileceği” idi. Bu konu, özellikle teknoloji geliştirme bölgelerinde birden fazla Ar-Ge projesi yürüten mükellefler ve serbest bölgede çoklu işkolu olan işletmeler için, idari görüş ile yargı kararları arasında zaman zaman gerilim yaratmıştı. 25 Seri No.lu Tebliğ ile eklenen 5.18 bölümü, bu meseleyi idari görüş cephesinden kesin olarak sonuçlandırmıştır.
| ESKİ HALİ | YENİ HALİ |
| 1 Seri No.lu KVGT’de kar/zarar değerlendirmesine ilişkin sistematik bir bölüm bulunmamaktaydı. Konu, münferit özelgeler ve KGK görüşleri ile yorumlanıyor; bazı durumlarda Danıştay içtihatları idarenin görüşünden farklı sonuçlar doğurabiliyordu. | “5.18. İstisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesi” başlıklı yeni bir bölüm eklenmiştir.Faaliyet esaslı istisnalar (her hesap döneminde aynı istisna konusundaki tüm faaliyetler bir bütün olarak değerlendirilir):(a) Yatırım fon ve ortaklıkları kazanç istisnası — taşınmaz hariç (KVK 5/1-d)(b) Yurt dışı şube kazançları istisnası (KVK 5/1-g)(c) Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler istisnası (KVK 5/1-h)(ç) Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (KVK 5/1-ı)(d) Risturn kazanç istisnası (KVK 5/1-i)(e) Yabancı fon yönetici şirket istisnası (KVK 5/A)(f) Sınai mülkiyet hakları satış istisnası (KVK 5/B)(g) Türk Uluslararası Gemi Sicili istisnası (4490/m.12)(ğ) Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218/geçici 3)(h) Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası (4691/geçici 2)(ı) Araştırma altyapıları Ar-Ge istisnası (6550/geçici 1/a)İşlem esaslı istisnalar (her bir işlem ayrı ayrı değerlendirilir; bir işlemden doğan zarar, başka bir işlemden doğan istisnalı kazançtan mahsup edilemez ve KKEG olarak beyannameye yansır):(a) İştirak kazançları (KVK 5/1-a)(b) Yurt dışı iştirak kazançları (KVK 5/1-b)(c) Yurt dışı iştirak hissesi satışı (KVK 5/1-c)(ç) Emisyon primi (KVK 5/1-ç)(d) Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satışı istisnası (KVK 5/1-e)(e) Banka borçluları taşınmaz/iştirak hissesi satışı istisnası (KVK 5/1-f)(f) Sat-kirala-geri al istisnası (KVK 5/1-j)(g) Varlık kiralama işlemleri (KVK 5/1-k)(ğ) Lisanslı depo ürün senetleri (GVK/geçici 76) |
| Pratik Etki / Kritik Yorum | |
| Mükellef lehine sonuç (faaliyet esaslı istisnalar): Bir Teknopark mükellefinin 1. Ar-Ge projesi 2.500.000 TL kazanç, 2. Ar-Ge projesi 1.000.000 TL zarar verdiğinde — Tebliğ örneğinde olduğu gibi — istisnaya esas matrah 1.500.000 TL olarak hesaplanacaktır. Yani aynı istisna kapsamındaki zararlar, aynı istisna kapsamındaki kazançlardan düşülecek, istisnaya konu net kazanç istisna satırına yazılacaktır. Bu, çoklu proje yürüten Teknopark/serbest bölge işletmelerinin önceden yaşadığı yorum belirsizliğini gidermektedir.Mükellef aleyhine sonuç (işlem esaslı istisnalar): KVK 5/1-f kapsamında bir hesap döneminde iki farklı taşınmazı bankaya satan mükellefin birinci satıştan 3.500.000 TL kazanç, ikinci satıştan 1.500.000 TL zararı varsa — zarar kazançtan düşülemeyecek, kazancın tamamı (3.500.000 TL) istisnaya, zararın tamamı (1.500.000 TL) KKEG’e yazılacaktır. Bu yaklaşım, taşınmaz portföyünü zararına da olsa eriten mükellefler açısından etkin vergi yükünü artırıcı niteliktedir; özellikle banka borçluları için kritik bir noktadır.Yargı açısından: Bu düzenleme, idari görüş ile geçmiş bazı yargı kararları arasındaki gri alanı idare lehine kapatmaktadır. İdari görüşe rağmen, somut uyuşmazlıklarda mükelleflerin Tebliğ hükümlerine dayanan tarhiyatlara karşı yargı yolunu kullanmaları, istisnanın “belirli bir faaliyete özgülenmesi” yorumunun yasal dayanağı üzerinden bir tartışma alanı yaratabilecektir. | |
KVK m.10/1-ı kapsamında düzenlenen ve sermaye şirketlerinin nakit olarak yapılan sermaye artışlarına ilişkin TCMB ticari kredi faiz oranı üzerinden hesaplanan nakdi sermaye faiz indirimi, geçici vergi dönemlerinde uygulanıp uygulanamayacağı yönünden geçmişte yorum farklılıklarına neden olmuştur. 19/12/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun ile dördüncü geçici vergi dönemi beyanı yeniden ihdas edilmiş, bu yeni dönemin nakdi sermaye faiz indirimi ile etkileşimi ise idari görüş düzeyinde belirsiz kalmıştı. 25 Seri No.lu Tebliğ, bu konudaki idari görüşü tek bir kelime grubu ekleme ile somutlaştırmıştır.
| ESKİ HALİ (1 Seri No.lu KVGT m.10.6.5.1) | YENİ HALİ (25 Seri No.lu Tebliğ ile yapılan değişiklik) |
| 10.6.5.1. numaralı bölümde “sadece” ibaresinden sonra geçici vergi dönemlerine ilişkin bir belirleme yer almıyordu. Bu durum, 1., 2. ve 3. dönem geçici vergi beyannamelerinde nakdi sermaye faiz indiriminin kullanılıp kullanılamayacağı konusunda yorum karmaşası yaratıyordu. | “‘sadece’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘dördüncü geçici vergilendirme dönemi ile’ ibaresi eklenmiştir.”Yani indirim artık yalnızca dördüncü geçici vergilendirme dönemi ile hesap dönemi sonu yıllık beyannamesinde kullanılabilecektir. |
| Pratik Etki / Kritik Yorum | |
| Bu değişiklik, daha önce 1.-3. geçici vergi dönemlerinde indirim uygulayarak nakit avantajı sağlamayı planlayan mükellefler için kısıtlayıcı bir niteliktedir. Ara dönem geçici vergi yükü doğal olarak artacak, indirim ancak yıl sonunda kullanılabilir hale gelecektir. Mükelleflerin nakit planlaması açısından bu hususa dikkat etmesi, özellikle 2026 yılının 2. ve 3. geçici vergi dönemleri için indirim hesabı yapan firmaların bu indirimi geri çekerek beyannamelerini yeniden hesaplaması gerekecektir. Yürürlük tarihinden önce verilmiş geçici vergi beyannamelerinde indirimi uygulamış mükellefler için düzeltme beyannamesi veya pişmanlık yoluyla durumun düzeltilmesi değerlendirilmelidir. | |
7524 sayılı Kanun ile getirilen ve 2/8/2024 tarihinde yürürlüğe giren asgari kurumlar vergisi rejimi (KVK m.32/C), 2025 yılı vergilendirme dönemi kurum kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girmiş olup, KVK m.32/A kapsamındaki yatırım teşvik belgelerine bağlı indirimli kurumlar vergisi uygulamasından doğan alınmayan vergilerin asgari vergiden indirilmesine cevaz vermektedir. Ancak Kanun, hangi yatırım tutarının hesaplamaya esas alınacağı konusunda 2/8/2024 tarihini esas almıştır. 25 Seri No.lu Tebliğ, bu ayrımın somut uygulamasını ve mükellefe sunulan iki alternatif hesaplama yöntemini netleştirmektedir.
| ESKİ HALİ | YENİ HALİ |
| 1 Seri No.lu KVGT’de 32.5.7 numaralı bir bölüm bulunmuyordu. Asgari kurumlar vergisinden YTB yatırıma katkı tutarının ne şekilde indirileceğine ilişkin detaylı uygulama açıklamaları henüz yapılmamıştı. | “32.5.7. Asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespiti” başlıklı yeni bölüm eklenmiştir.Temel kural: 2/8/2024 tarihinden önce mevcut yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı yatırım tutarı hesaplamaya dahil edilir; bu tarihten sonra yapılan revizeler sonucundaki artışlar dahil edilmez.Yöntem seçimi (mükellef tarafından):1. Yöntem (Direkt İndirim): İndirim, 2/8/2024 öncesi belgede kayıtlı yatırıma göre hesaplanan yatırıma katkı tutarının tamamından düşülür. Cari dönem asgari vergisini daha çok azaltır; yatırıma katkı havuzu daha hızlı tükenir.2. Yöntem (Oranlama): İndirim, 2/8/2024 öncesi ve sonrası belgelerde kayıtlı yatırım tutarına oranlanır. Sadece 2/8/2024 öncesine isabet eden tutar asgari vergiden düşülür. Cari dönem asgari vergisi daha az azalır; ancak yatırıma katkı havuzu daha az tüketildiğinden gelecek dönemlere devir bakiyesi daha yüksek olur. |
| Pratik Etki / Kritik Yorum (Tebliğ Örneği Üzerinden) | |
| Tebliğdeki örnekte, 2/8/2024 öncesi 10.000.000 TL yatırım tutarı (3.000.000 TL yatırıma katkı) ve 2/8/2024 sonrası revize ile +5.000.000 TL eklenmiş (1.500.000 TL ek yatırıma katkı), önceki dönemlerde 500.000 TL kullanılmış. Cari dönem indirim öncesi asgari vergi 350.000 TL, indirimli oran kapsamında alınmayan vergi 150.000 TL.1. Yöntem: 150.000 TL’nin tamamı, 2/8/2024 öncesi havuzdan düşülür. Asgari vergi: 350.000 − 150.000 = 200.000 TL. Devir bakiyesi: 3.000.000 − 500.000 − 150.000 = 2.350.000 TL.2. Yöntem: 150.000 TL × (3.000.000 / 4.500.000) = 100.000 TL asgari vergiden indirilir. Asgari vergi: 350.000 − 100.000 = 250.000 TL. Devir bakiyesi: 3.000.000 − 500.000 − 100.000 = 2.400.000 TL.Tercih kriteri: 1. Yöntem cari dönem nakit avantajı sağlar (50.000 TL daha az asgari vergi); 2. Yöntem ise gelecek dönem yatırıma katkı bakiyesi açısından lehedir (50.000 TL daha fazla devir). Mükellefin kurumlar vergisi karlılık projeksiyonu, asgari vergi etkisi ve yatırıma katkı tutarı tüketim hızı dikkate alınarak yöntem seçimi yapılmalıdır. Tebliğ, mükellefe yöntem seçim hakkı tanımaktadır; ancak seçim yapıldıktan sonra dönemler arasında yöntem değişikliğine ilişkin bir esneklik öngörülmediğinden, ilk uygulama döneminde stratejik karar verilmesi önem taşımaktadır. | |
GYO’lar ile portföyünde taşınmaz bulunduran yatırım fon ve ortaklıkları, 25 Seri No.lu Tebliğin uygulamasından en doğrudan etkilenen mükellef grubudur. Mevcut süreçlerin gözden geçirilmesi gereken alanlar şunlardır:
Faaliyet esaslı istisnadan yararlanan mükellefler için 5.18 bölümünün uygulaması, kar/zarar mahsup mekanizmasını yeniden tanımlamaktadır:
| Mevzuat | Açıklama |
| Yeni Düzenleme | 24/05/2026 tarihli ve 33263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 25) |
| Değiştirilen Mevzuat | 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (5.5, 10.6.5.1 bölümleri değiştirilmiş; 5.18 ve 32.5.7 bölümleri eklenmiştir) |
| Dayanak Kanun (Yatırım Fon/Ortaklık İstisnası) | 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun m.32 — KVK 5/1-d’ye taşınmaz kazançlı fon/ortaklıklarda kar dağıtım şartı ekleyen değişiklik |
| Dayanak Kanun (Diğer Değişiklikler) | 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanun m.2 — GVK ve KVK’da yapılan tamamlayıcı değişiklikler |
| Atıf Yapılan Üst Kanunlar | 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (m.5, m.10/1-ı, m.32/A, m.32/C); 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (geçici m.76) |
| İlgili Özel Kanunlar | 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu (m.12); 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu (geçici m.3); 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu (geçici m.2); 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun (geçici m.1/a) |
| Önceki Uygulama Tebliği | 28/9/2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 23 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (7524 sayılı Kanun ilk uygulama açıklamaları) |
| İlgili Yatırım Teşvik Mevzuatı | 2012/3305 sayılı BKK Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar; ilgili Uygulama Tebliği |
| Yürürlük | Tebliğ 24/05/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. KVK 5/1-d’deki kar dağıtım şartının dayanağı, 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmaktadır. |
25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, 7524 ve 7566 sayılı Kanunlar ile getirilen kurumlar vergisi reformunun ikinci dalga uygulama somutlaştırması niteliğindedir ve mükellefler açısından dört kritik düzenleme alanı içermektedir: (i) taşınmaz kazançlı yatırım fon ve ortaklıklarında kar dağıtım şartının net kazanç esası, avans kar payı, müşterek gider/amortisman dağıtımı ve sermaye piyasası-VUK karı karşılaştırması üzerinden netleştirilmesi; (ii) kurumlar vergisi istisnalarının faaliyet esaslı ve işlem esaslı olarak iki kategoride sistematize edilmesi ve zararın hangi kazançlardan mahsup edileceğinin idari görüş düzeyinde sonuçlandırılması; (iii) nakdi sermaye artışı faiz indiriminin yalnızca dördüncü geçici vergilendirme dönemi ile yıllık beyannamede kullanılabileceğinin belirlenmesi; (iv) asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespitinde 2/8/2024 ayrımına dayanan iki alternatif hesaplama yönteminin sunulması. Tebliğin pratik etkileri farklı mükellef grupları için farklı yönlerde olabilir; bazı düzenlemeler (örneğin faaliyet esaslı istisnalarda zarar mahsubu, taşınmazsız fonlar için kar dağıtım şartının aranmaması) mükellef lehinedir. Buna karşılık, işlem esaslı istisnalarda zararın KKEG olarak yansıtılması, kar paylarının sermayeye eklenmesi yoluyla istisna şartının yerine getirilemeyecek olması, ara dönem geçici vergi beyannamelerinde nakdi sermaye faiz indirimi uygulanamayacak olması ve 2/8/2024 sonrası revize edilen yatırım teşvik belgelerinden doğan yatırıma katkı tutarının asgari vergiden indirilememesi gibi düzenlemeler ise etkin vergi yükünü artırıcı niteliktedir. Müşterilerimizin, kendi faaliyet alanlarına göre 2026 hesap dönemi vergi planlamasını bu Tebliğdeki esaslar çerçevesinde gözden geçirmesi, beyanname öncesinde müşterek genel gider/amortisman dağıtım dosyalarını, sermaye piyasası net dağıtılabilir kar – VUK kar karşılaştırma çalışmalarını, faaliyet/işlem esaslı istisna mahsup tablolarını ve 2/8/2024 öncesi/sonrası yatırıma katkı havuz hesaplarını dokümante etmesi önem taşımaktadır. Bu kapsamdaki çalışmaların, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden önce KVK 32/C asgari kurumlar vergisi etkisi de dahil olmak üzere simülasyon yoluyla optimize edilmesi tavsiye edilmektedir. Konuya ilişkin sorularınız ve özel durumlara yönelik değerlendirmelerimiz için Yeminli Mali Müşavirimiz Ziyahan Albeniz ile irtibata geçebilirsiniz.
| Yasal Uyarı |
| Bu sirküler, müşterilerimizin bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmış olup genel nitelikte mütalaa içerir. Somut olaylara ilişkin uygulamada özel durumlara göre değerlendirme gerekebileceğinden, bu sirküdeki bilgiler bağlayıcı bir profesyonel görüş veya hukuki tavsiye olarak yorumlanmamalıdır. İlgili Tebliğin tam metni için 24/05/2026 tarih ve 33263 sayılı Resmî Gazete’ye başvurulması; mükellefin somut yatırım teşvik belgesi, GYO portföy yapısı veya istisna türü bakımından özel durumlar için özelge talep edilmesi veya Yeminli Mali Müşavirlik tasdik mektubu çerçevesinde inceleme yaptırılması değerlendirilmelidir. |
Saygılarımızla,
İTİMAT YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.
Yeminli Mali Müşavirlik