
Aşağıda otomatik bilgi değişimi anlaşması hakkında merak edilen sorulara kısa cevaplar verilmiştir.
Ancak tek başına Otomatik Bilgi Değişimi Anlaşması hakkında bilgi edinmek konunun öneminin kavranmasına yeterli olmayabilir.
Ülkeler arasında daha önce de karşılıklı bilgi değişimi anlaşmaları bulunuyordu. Bu anlaşmalar iki ülke arasında ve talebe bağlı olarak yürütülüyordu. Hali hazırda bu anlaşmalar halen yürürlüktedir.
Bu sisteme ilave olarak getirilen otomatik bilgi değişimi anlaşması ise, çok taraflı ve herhangi bir ülkenin talebine bağlı olmaksızın otomatik olarak işleyecek. Bir başka deyişle 2020 yılının sonunda örneğin Almanya’da oturan ama Türkiye’de de banka hesabı bulunan kişilerin, -bu kişilerin hangi ülkenin vatandaşı olduğu fark etmeksizin- Türk Bankasındaki parası, varsa bu para üzerinden elde ettiği faiz, temettü ile bu hesaplarda bulunan varlıklardan elde edilen gelirler Almanya tarafından herhangi bir talep beklenmeksizin otomatik olarak 30 Eylül 2021’den itibaren Almanya Maliye İdaresine bildirilecektir.
Sonuç olarak bu durumda olan kişilerin Türkiye’de elde ettiği gelirler Almanya Vergi İdaresi tarafından da bilinecektir. Almanya Vergi İdaresi, ayrıca, banka hesabında meydana gelen artışın nedenini öğrenmek istediğinde bizzat kendi ülkesinde mukim olan bu kişiye sorabileceği gibi, Türk Maliye İdaresinden de İkili vergi anlaşmaları kapsamında bilgi talebinde bulunabilecektir. Eğer hesaptaki artış ve/veya yukarıda belirtilen diğer -faiz, temettü ve hesapta bulunan varlıklardan elde edilen gelirler -Almanya’da gelir vergisi beyannamesinde beyan edilmemiş ise Almanya Vergi İdaresi, cezalı vergi tarhiyatları yapabilecektir. Aynı durumun tersine de yaşanması mümkündür. Yani Türkiye’de mûkim bir kişinin Almanya’da elde ettiği gelirin, Türk Maliye İdaresi tarafından otomatik bilgi değişimi anlaşması sayesinde tespit edilmesi ve -eğer Türkiye’de beyan edilmemişse- cezalı olarak vergilendirilmesi söz konusu olabilecektir.
Ülkeler, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının kendilerine sağladığı sınırlar dâhilinde “talep üzerine bilgi değişimi”ni uzun yıllardır yürütmekteyken, vergi kayıp ve kaçaklarını önlemek konusundaki iş birliğinin çok taraflı/otomatik temelde gerçekleşmesini sağlamak üzere OECD tarafından Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi ve buna bağlı olarak “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması” oluşturulmuştur. Bugün itibarıyla 107 ülkenin taraf olduğu anlaşmayı Türkiye 21.04.2017 tarihinde imzalamış ve 31.12.2019 tarihinde onaylamıştır.
Yazımızda; söz konusu uluslararası anlaşma kapsamında yapılacak otomatik bilgi değişimi hakkında soru- cevap formunda bilgilendirme yapılacaktır.
Otomatik bilgi değişimi; diğer ülkelerde bulunan finansal hesap bilgilerinin yerleşik (mukim) olunan ülkeye her yıl karşılıklı ve otomatik olarak elektronik ortamda gönderilmesidir.
Kişilerin birden fazla ülkede gelir elde etmeleri halinde, otomatik olarak ülkelerarası bilgi değişimi düzenlemesi olmadığından kayıt dışı kalabiliyordu. Getirilen bu düzenlemeyle hangi ülkede olursa olsun elde edilen gelirlerin tamamının vergilendirilebilmesi amaçlanmaktadır.
Türkiye, anlaşmaya taraf diğer ülke mukimlerinin kapsama giren hesap bilgilerini o ülkelere gönderecek ve o ülkelerden de Türkiye mukimlerinin kapsama giren hesap bilgilerini alacaktır.
Otomatik bilgi değişimi anlaşmasına taraf olmayan veya yükümlülüklerini yerine getirmeyen ülkelerin, vergisel açıdan iş birliğine yanaşmayan ülkeler listesi olan “kara liste”ye girmesi ve bu nedenle ülkeye yapılan her para transferinin kaynağının sorgulanmadan yüksek oranda stopaja (vergi) tabi olmasına neden olabilir.
İlk olarak 2018 yılında Norveç ve Letonya ile sınırlı olarak başladı. Ancak Türk vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı ve/veya gelir elde ettiği Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve Belçika’da uygulama 2020 yılı için olmak üzere 2021 yılında başlayacaktır. Bir başka deyişle T.C. Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) bu ülkelere 2021 yılının Eylül ayına kadar 2020 yılı finansal bilgileri iletecek ve onlardan da bilgi alacaktır.
Türkiye’de bulunan finansal kuruluşlar yurtdışına doğrudan bilgi göndermeyecektir. Örneğin bankalar, tespit ettikleri hesaplara ilişkin bilgileri Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek ve Başkanlık bu bilgileri güvenli bir elektronik ağ üzerinden ilgili ülkelere gönderecektir. Karşı ülkelerde bulunan hesaplara ilişkin bilgiler de vergi idareleri tarafından ülkemize (GİB’e) gönderilecektir.
İlgili devletin mevzuatı gereğince ikametgâh, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kıstas nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi ya da kurumun o ülkede yerleşik (mukim) olduğu kabul edilir.
Örneğin; Türkiye vatandaşı bir gerçek kişi sürekli olarak Almanya’da ikamet ediyorsa vergisel açıdan Almanya’da yerleşik (Alman mukimi) sayılır ve bu kişinin Türkiye’de bulunan finansal hesaplarına ilişkin bilgiler Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Almanya ile paylaşılır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 4 üncü maddesine göre “ikametgâhı Türkiye’de olanlar ile bir takvim yılında 6 aydan fazla devamlı olarak Türkiye’de oturanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılırlar.”
İlgili ülkelerde mukim kişi ve kurumların yanı sıra, bu ülkelerde yerleşik kişilerin kontrol ettikleri Türkiye’de yerleşik olan bazı kurumların (örneğin; faiz, temettü gibi pasif gelir elde eden ya da bu amaçla varlık tutan fakat finansal kuruluş olmayan kurumlar) bilgileri paylaşılacaktır.
Evet. Bilgi değişiminde kriter vatandaşlık değil, vergi amaçları yönünden yerleşikliktir (mukimliktir).
Yabancı finansal kuruluşların Türkiye’de bulunan şubeleri ile Türkiye’de kurulu finansal kuruluşlar Gelir İdaresi Başkanlığına bilgi gönderecektir. Türk finansal kuruluşlarının yurtdışı şubeleri ise bulundukları ülkenin mevzuatına tabi olup, bu kuruluşlardaki müşteri bilgilerinin Türkiye (Gelir İdaresi Başkanlığı) üzerinden diğer ülkelere otomatik bilgi değişimi kapsamında gönderilmesi söz konusu olmayacaktır.
4 tür finansal kuruluş kapsamdadır:
1- Mevduat kuruluşları (genel olarak bankalar)
2- Saklama kuruluşları (saklama bankaları vb.)
3- Yatırım kurumları (yatırım bankaları ve fonlar gibi)
4- Belirli sigorta şirketleri ( kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar hariç)
Finansal kuruluş kayıtlarında aşağıdaki göstergelerden birinin bulunması halinde göstergenin bulunduğu ülkeye ilişkin olarak Başkanlığa bildirim gönderilir:
– Kişinin ilgili ülkede yerleşik (mukim) olduğuna ilişkin kayıt
– İlgili ülkede güncel yazışma ya da ikametgah adresi
– İlgili ülkede kayıtlı telefon numarası (Türkiye’de bir telefon numarası yoksa)
– Mevduat hesapları dışındaki hesaplardan ilgili ülkedeki hesaplara düzenli fon transferi talimatı
– İlgili ülkede adresi bulunan bir kişiye verilmiş temsil veya imza yetkisi (vekaletname)
– Finansal kuruluşun kayıtlarında başka bir adres olmaması halinde posta bekletme servisi talimatı veya posta gönderisi için belirtilen adres
Kapsamdaki finansal hesaplar;
– mevduat hesapları,
– saklama hesapları,
– borç ve ortaklık ilişkisi menfaati,
– nakdi değer sigorta sözleşmeleri ve
– düzenli ödeme sözleşmeleridir.
Genel kural olarak Türkiye’de kurulmuş bir şirketin üretim ya da mal alım-satımı gibi aktif bir ticari faaliyetle uğraşması halinde ortağı yurtdışında yerleşik (mukim) de olsa ortaklık payı kaç olursa olsun kurum hesabı otomatik bilgi değişimi kapsamına girmez. Fakat Türk vatandaşlarının yurtdışında kurdukları şirketler adına Türkiye’de açtıkları hesapların bildirimi söz konusu olabilir.
Gayrimenkuller (ev, bina, arsa vb.) ve araç gibi finansal nitelikte olmayan varlıklara ilişkin bilgilerin otomatik temelde değişimi söz konusu değildir.
01/07/2017 tarihinden sonra açılan hem bireysel hesaplar hem de kurum hesapları bakiyesi ne olursa olsun bildirim kapsamındadır.
01/07/2017 tarihinden önce açılmış kurumlara ait hesaplarda hesap bakiyesinin 250.000 ABD dolarını geçmemesi halinde finansal kuruluşun bu hesabı Başkanlığa bildirmesi zorunlu değildir. Bireysel hesaplar için ise böyle bir eşik değer söz konusu değildir.
Anlaşma kapsamındaki finansal hesapların 31 Aralık tarihindeki hesap bakiyesi ya da değeri ile bu hesaba yıl içinde ödenen gelir (faiz, kar payı, temettü, finansal varlıkların satışından elde edilen gelirler vb. gibi) bildirim kapsamındadır. Ancak, örneğin bir mevduat hesabına yıl içinde yatırılan gayrimenkul kira ödemesi, borç ödemesi gibi hesap hareketleri otomatik bilgi değişimi kapsamında değildir.
Otomatik bilgi değişimine bağlı olarak çifte vergilendirme yapılmayacaktır. Elde edilen gelir, ya sadece gelirin elde edildiği ülkede (örneğin Türkiye’de) vergilendirilecek, ya da gelirin elde edildiği ülkede (örneğin Türkiye’de) ödenen vergi, mukim olunan diğer ülkede ödenecek vergiden mahsup edilebilecek, yani Türkiye’de ödenen vergi ilgili ülkede ödenecek tutardan düşülebilecektir.
Türkiye’de elde edilen gelirlerin bazıları diğer ülkelerde de vergilendirmeye tabidir. Örneğin; Türkiye ile (A) ülkesi arasındaki “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması” kapsamında Türkiye’de temettü gelirlerinden %10 oranında vergi kesintisi yapılıyor ve asıl mukim olunan (A) ülkesinde bu gelirlerden %15 oranında vergi alınıyor ise, aradaki farkın (A) ülkesine ödenmesi söz konusudur.
Türk vatandaşları bulundukları ülkelerdeki vergi kanunlarına uyum sağlamaları halinde otomatik bilgi değişimi uygulamasından olumsuz etkilenmeyecektir.
Hayır. Yukarıda ifade edilen paylaşım kriterlerini taşıyan hesaplara ait bilgilerin, başvuru, dilekçe, itiraz ve dava gibi yöntemlerle otomatik değişim dışında bırakılması mümkün değildir.
Sorularınız için bizi arayabilirsiniz.
İTİMAT YEMİNLİ MAL MÜŞAVİRLİK A.Ş.
Bize aşağıdaki iletişim bilgilerimizden ulaşabilirsiniz.
